24 Ocak 2011 Pazartesi

Lanet olsun GDO, Lanet olsun hormonlar, lanet olsun tarım ilaçları ve bilimum zararlı bıdı bıdılar

Tanrım aç kalmak kötü şey hele de evde yemek varken açsanız daha da kötüü!!!
Sadece "bilimum"un yazılışının doğrusunu öğrenmek içn babamla 5 dakikadır iletişim kurmaya çalışıyorum.
Ne yemek vaaar?? BEZELYEEE!! Yihuuuu!

"Ya bi git allasen yaa benim bi kere bünyem kabul etmez o bazelyeleri bee" dedim ama kaçışım yok gibi...
"En azından salata yapalım." dedim. "Tamam" dediler. "Dometes, salatalık nerde?" dedim. Annem bana hiç acımadan "Yok ki" dedi.
Bende bunu fırsat bilip "Hadi Domino's yapalım" dedim. Annem "Hayır" dedi. Konuşmanın bu kısmını 5-10 kere tekrarladım ama olumlu bir sonuç alamadım.
Neden salata yok çünkü salata yapacak malzeme yok. Neden malzeme yok? Çünkü anneciğim almamış. Neden almamış? Çünkü artık mevsiminde alacakmışız sebzeyi bilmem neyi!!!?!?!?
sonuç olarak daha uzun süre bana salata yok. Ayrıca bahaneyi kullanıp Domino's ta yok.  Amaaan bee yeter hepsi bu GDO, hormon, bıdı bıdıları yüzünden!! Sizin yüzünüzden salata yiyemiyorum laaaaayn!!!

NOT:Bugün kendimi pek çevreci gördüm. toplamda 2 gün okla gitmedim. Bütün hafta yokum sonunda tam greenpeace bıdı bıdısı olacam heraldeee....

Hayvan İşte!!

   Hayvanların paylaştıkları ortak bir özellikleri vardır: İnsanlardan farklı olarak, hayatlarındaki her günün her saatinin her dakikasını "kendileri gibi" olmaya harcarlar. Hiçbir ağaç kurbağası sabah kalktığında bir gece önce iyi bir ağaç kurbağası olmadığını düşünerek kendini kötü hissetmez (bildiğimiz kadarıyla), ya da zamanını kanguru veya çayır sineği olmayı dileyerek geçirmez. Son derece iyi yaptığı bir işle, ağaç kurbağası olma işiyle meşgul olarak yaşayıp gider. Biz insanlarsa... asla memnun olmayız, kendimizi daima suçlı hissederiz ve doğanın bizden olmamızı istediği şey (homo sapiens olmak) konusunda nadiren başarılıyızdır.
   Hayvanlardan göreceğimiz sayısız şey var. Onlar hakkında öğreneceklerimiz elbette çok fazla ama bundan çok daha fazlası kendimiz hakkında olacak: Sınırlarımızı, bir tür olarak yapayalnız benzersizliğimizi ve (eklemesem olmaz) azametimizi keşfedeceğiz. Tespihböceklerini, ağaçkakanları ve ayı sansarlarını karşılk beklemeyen bir şevkle umursuyor olmamız takdire şayan. Öte yandan yeryüzünde bize biçilen rol için kendimizi suçlu hissetmemiz gerektiğini söyleyen veya (öz-) bilinç sahibi bir zihinle evrimleştiğimiz için aşağı olduğumuzu savunan modern düşüncelere takılıp kalamam. Bu görüş, Yaratılış düşüncesinin daha da mutaasıp giysilere sarınıp sarmalanmasından başka bir şey değildir. Eski dinler ve yeni köktenci düşünceler, dünyanın vesayetinin bizde olduğunu, kaderi konusunda "ahlaki" bir sorumluluk taşıdığımızı idia ediyor. Peki, güzel. Fakat bir dağ sıçanının ya da sivrisineğin olabileceğinden fazla bir şey olarak doğmuş olma suçunu işldiğim için özür dilemeyeceğim. Üstelik bütün o yaratıklar arasında, adı geçen bu ikisi, ,nsanların tüm savaşlarından daha fazla ölüme ve kargaşaya neden oldular.
   Nihayetinde, varoluşun amacı ne kadar tuhaf ve akıl almaz olursa olsun, yaşamın ortaya çıkışıyla ilgili hangi kuramı kabul ederseniz edin, hayvanlar aleminin garipliklerini ve aşırılıklarını bütünüyle anlamlandıran tatminkar bir açıklamaya ulaşamazsınız. Doğadaki hiçbir şey değişmez, öngörülebilir kanunlara tabi değildir, ne bir böceğin penis sayısı ne de bir tavuğun tek bir başa olan ihtiyacı. Tek ortak noktaları, sadece ve sadece, bir tutam tüyden, ifade sahibi ellerden ve bir çift kocaman kahverengi gözden fazlasını kullanmayan Alan Davies tarafından kişiselleştirilmiş olmak gibi hazin bir durumda olmalırıdır.

                                                                                       Cahillikler Kitabı - sunuş
                                                                                             Stephen Fry

Seninki kaç santim? - Greenpeace

Seninki kaç santim? - Greenpeace: "2050’de dünyadaki balık stokları tükenecek. Denizleri hala sonsuz bereket kaynağı olarak görüyorsanız çok yanılıyorsunuz. Büyük balıkların %90’ı çoktan yakalandı. Toplam balık stoklarının %60’ı bitti. Gerı kalan %40 ise 40 yıl içinde son bulacak. Balıkların bittiği gün deniz yaşamı da bitecek."

Arkadaşlar bakın tıklayın. Sizde bir balık yetiştirmeye başlayın! Korkmayın zor değil. Zaten saatlerce ekran başındaoturan bizler için yeni bir eğlenceden başka bir şey değil hatta bu vesileyle hayra geçiyoruz dimi ama!!